deprem tehlike haritası

DEPREM VE DEPREM ÇEŞİTLERİ

Dünya coğrafyalarını deprem açısından irdelediğimizde,   ülkemiz, dünyanın en riskli deprem  kuşaklarından birinin üzerinde bulunduğunu ifade edebiliriz. Geçmiş çağlarda olduğu gibi gelecek çağlarda da depremin yıkıcı ve sarsıcı etkileriyle karşı karşıya geleceğimiz aşikardır. Veriler şunu gösteriyor ki, ülkemizin % 96’sı deprem bölgelerinde ve deprem riskleriyle karşı karşıya olduğu görülmektedir.

DEPREM

Yer kabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yer yüzeyini sarsma olayına “DEPREM” denir.

Başka bir İzaha Göre Deprem Yada Yer Sarsıntısı/Zelzele; Yer kabuğunda umulmadık, tahmin edilemeyen bir anda oluşan kırılmalar neticesinde,  biriken enerjinin açığa çıkarak, yeryüzüne yansıması ve yaydığı sismik dalgalar ile birlikte sarsıntı oluşturması olayıdır.

Depremin boyutu,  büyüklüğü veya küçüklüğü  sismograf denilen alet ile ölçülmektedir.

Depremlerin şiddeti veya dereceleri, depremin oluşturduğu derinliğe  göre ölçülür ve buna göre tasniflemeleri yapılır.

Genel itibarla, yer kabuğunun ilk 60 km.sine kadar olan depremler sığ, 60-300 km. arasında meydana gelen depremler orta,300-700 km arasında olan depremler ise, derin depremler olarak nitelendirilebilir. Sığ depremler, yer yüzünde en yıkıcı olan  bir doğa olayıdır. Arza(yerüstü)  yakın oluşan depremler, genel itibarla daha çok yıkıcı ve  hasara neden olabilmektedir.

Deprem kırık çeşitleri; 

Normal kırık, ve doğrultu atımlı kırıklar ve eğim atımlı ters kırıklar olmak üzere üç   sınıfa ayrılmaktadır.

fay kırılmaları

Öncü Depremler;  Büyük depremlerden önce oluşan, fakat şiddetli olmayan, depremin meydana geldiği bölge içinde yada bu bölgeye yakın alanlarda vukuu bulan sarsıntılar silsilesidir şeklinde tarif edilebilir. Öncü depremi “ uyarıcı” şeklinde de  belirtmek mümkün olabilir.

Artçı  Depremler;  Büyük depremlerden sonra  hafif sarsıntılar  oluşur. Şiddet olarak,  büyük depremden daha küçüktür. Bunlara artçı depremler denilir.

Suni/Yapay Depremler;  Bilindiği üzere dünyada meydana gelen büyük depremlerin çoğunluğu levha hareketleri neticesinde oluşabilmektedir. Bu tektonik  hareketlerin yanı sıra, insanların doğaya verdikleri hasar ve zararlar sonucunda depremlerin tetiklenmesine neden olabilmektedir. Yeraltı tünelleri, maden ocakları, yeraltı çarşıları vb. örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Acaba Yüksek Teknoloji İle Suni Depremler Oluşturmak Mümkün Mü?

Teknolojide ileri merhalelerde bulunan bir çok ülke tarafından, “Yüksek Frekanslı Yapay Deprem Projesi” üzerinde çalışmaların yürütüldüğü/yürütülmekte olduğu ihtimal dahilindedir. Küresel iklim değişikliği, dünyanın merkezi olan çekirdek tabakasında biriken enerjilerin sarsıntı olarak yer yüzüne yansımaları; bir çok ülkede,  illerde/bölgelerde ard arda  oluşan depremler, bu projelerin sonucu olabilir. Şayet bu senaryolar/projeler gerçek ise/gerçekleşirse, yüksek düzeyde frekans yayan bu enerji, dünyanın sonunu getirebilir mi? Evet getirebilir. Zira,Kuran-ı Kerim’in  zelzele  ve hakka  süreleri’ ile bir çok sürede de zikredildiği üzere, kıyametin başlangıcını tetikleyebilir.

DEPREM TÜRLERİ

1-Tektonik Depremler,  2-Volkan Depremler,3- Çöküntü Depremler   olmak üzere üç kategoride değerlendirilir.

1-Tektonik Depremler;

Yer kabuğunun ivme kazanmasıyla birlikte levhaların sınırlarında sarsıntılar oluşmaktadır. Meydana gelen bu sarsıntılara Tektonik Deprem denir.

Başka bir bakış açısı ile Tektonik Deprem;Yer kabuğu içinde bulunan levha ve levhacıkların hareket etmeleri neticesinde  meydana gelen deprem türüne denir. Çok uzaklara kadar olan deprem dalgalarını meydana getirirler. Dünyada ve ülkemizde meydana gelen depremlerin hemen hemen büyük çoğunluğu  bu deprem türüdür diyebiliriz. Dünya literatürüne göre, depremlerin en etkini, tektonik depremler olarak nitelendirilir.

Tektonik deprem

2-Volkanik Depremler;  Volkanların aktive olarak püskürtmeleri neticesinde meydana gelen deprem türüne Volkanik Deprem denir. Yer kabuğunun derinliklerinde belirli bir ısıya erişen gazların oluşturdukları yüksek enerji ile birlikte lavlar halinde yer yüzüne yansımaktadır.

Ülkemizde yanardağlar mevcut olup, bunlar, oldukça eski ve sönmüş volkanlardır. Bu tür depremler, genellikle Pasifik Okyanusu ve Japonya’da bulunmaktadır.

Volkanik deprem

3-Çöküntü Depremler;  Yer altındaki büyük ve geniş oyukların ve boşlukların çökmesi neticesinde oluşan depremlere denir. Maden ocakları, yer altı tünelleri, yerin belirli derinliklerinde kaya tuzu gibi eriyen katmanların erimesiyle meydana gelen çökmeye denir.

Madenlerin erimesi, galerilerde meydana gelen çökmeler sonucu oluşan depremlere çöküntü depremler denir. Bu ve benzeri depremler dar bir alanda hissedilebilir. Enerjilerinin yetersiz olmaları nedeniyle  çok yıkıcı olmazlar. Sadece çöken alana zarar verebilirler.

göçme depremi

Bu yazımızda modern çağdaki deprem kavramından bahsettim. Antik çağda deprem kavramı hakkında merak ediyorsanız bu yazımı okuyabilirsiniz.

Abdulhamit Özgün

1 thought on “DEPREM VE DEPREM ÇEŞİTLERİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir